Bazen hayatın akışında başımıza gelenleri olduğu gibi kabul etmek ve gaybın perdelerini zorlamamak, ruhun selameti için en doğru yoldur.
İnsan doğası gereği merak eden, anlamlandırmak isteyen ve bazen de sabırsızlıkla perde arkasını görmeyi arzulayan bir varlıktır.
Özellikle kayıplarımız ve acılarımız karşısında, "Neden?" sorusunun cevabını ararken veya sevdiklerimizin halinden haberdar olmak isterken bu arzu doruğa çıkar. Ancak bazen bilmemek, bilmekten; görmemek ise görmekten çok daha hayırlıdır.
Teslimiyetin en büyük imtihanı, ilahi takdirin bizim sınırlı bakış açımızla kavranamayacak kadar geniş bir rahmet içerdiğine inanmaktır.
Bizler sadece anı ve zahiri görürken, her şeyi kuşatan ilahi hikmet, hadiselerin başlangıcını ve sonunu bir bütün olarak ihata eder.
Bir annenin veya babanın kaybettiği evladını özlemle görme isteği gibi en insani duygular bile, bazen gaybın hikmetli örtüsü açıldığında yerini büyük bir keder veya şaşkınlığa bırakabilir.
Zira her şey vaktine esirdir ve her halin kendi içinde bir tekamül süreci vardır. Bizim "azap" veya "kötü" gördüğümüz bir durum, aslında bir arınma veya yücelme vesilesi olabilir.
Gaybın perdelerini zorlamak yerine, o perdenin ardındaki Rahmân'a güvenmek, gönül sızısını dindirmenin yegâne yoludur.
Bazı hakikatler vardır ki, onlar ancak vakti geldiğinde ve ruh o bilgiyi taşıyacak olgunluğa eriştiğinde aşikâr olur.
Hakikat yolcusu için asıl mesele, görünenin ötesini merak etmek değil, her halükârda ilahi rahmete sığınmaktır.
Çünkü bizler kısıtlı bilgimizle kendimiz için neyin hayır neyin şer olduğunu tam manasıyla tayin edemeyiz.
En karanlık görünen tabloların ardında bile bazen zümrüt misali parlayan, nurdan taçlarla süslenmiş bir hakikat gizlidir.
Bu yüzden bazen teslimiyetin sessizliği, bilginin gürültüsünden çok daha huzurludur.
✨☀️✨
Bu güzel molanın devamı ve tüm paylaşımlara doğrudan ulaşmak için her zaman bizi ziyaret edebilirsiniz, ve hatta bu linki hem zihninize hem de favorilerinize ekleyerek mola vaktinizi unutulmaz kılabilirsiniz:
✨☀️✨